Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AKUPUNKTUR DERGİSİ . CİLT 13 . SAYI 49 . YIL 2003

NAJOM RAPORU

Yazan: Jeffrey DANN (*) Çeviren: İlhan ÖZTEKİN (**)

(*) 4150 Darley Ave. 6 Boulder, Colorado, ABD, Hawaii Akupunktur Vakfı Başkanı, PhD.

(**) Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalpve Damar Hastalıkları Hastanesi Anesteziyoloji Klininiği, Uzm. Dr.

4-6, Kasım, 2002 tarihinde İstanbul'da yapılan Türk Ulusal Akupunktur Kongresine konuşmacı olarak davet edildim. İstanbul Akupunktur Derneği Başkanı Dr. Abdulkadir Erengül tarafından Japon Akupunkturunun çeşitli yönleri hakkında 3 konuşma yapmak üzere davet edilmiştim. Ulusal Kongre 2 yıl ara ile düzenlenmektedir. Bu kongreye pek çok tıbbi Akupunktur dernekleri katılmaktadır. Bunlar: İstanbul Akupunktur Derneği, Akupunktur Derneği, Aurikular Akupunktur Derneği ve Akademik Akupunktur Derneği'dir. Kongreye bu derneklerin üyeleri olarak 1/3 'ü bayan olan 200 hekim akupunkturist katıldı. Katılanların uzmanlık dalına göre dağılımına bakıldığında en büyük grubu Anesteziyoloji oluşturmaktaydı. Tebliğlerin çoğu Türk hekimler tarafından sunuldu. Diğerleri Fransa, Almanya ve Hollanda'dan gelen misafir konuşmacılar tarafından sunuldu. Amerika Birleşik Devletlerinden tek konuşmacı ve Japon yaklaşımlarını tartışmak için konuşma yapan tek kişi bendim. İlk konuşmamda, kalıcı 4 mm. İntradermal hinaishin iğnelerinin endikasyonlarını tartışarak, kullanımlarını gösterdim. Bu giriş konuşmam yüzeyel iğnelemenin güçlü taraflarının Japonlarca kabulünü ve palpasyon tekniklerinin önemi hakkında ışık tuttu. Teknolojide Japon "yüksek teknik" gelişmesi ve oriyental tıpda "yüksek dokunuş" arasındaki ilişki hakkında görüşümü belirttim. Japonların batının otomatik ve elektronik teknolojisini dikkatlice daha detaylı ve yüksek standartlı teknik gelişme ile daha mükemmellerini yaptıkları gibi, Çin sanatlarını ve Akupunktur tekniklerini daha mükemmelleştirerek geliştirmişlerdir. Algılama, el artistliği, karakter ve sezgi içeren kişisel kültürün yolu olan Tao veya Michi bir sanat şekli olarak teknik işlemi geliştirmek için merkezi bilinçli seçimdir. İkinci konferansımda Sorimachi Dai Ichi's Sei Tai Shinpo'nun yapısal Akupunktur ortopedik yaklaşımını tanıttım. Dr. Sorimachi tarafından Boulder, Colorado'da bir ulusal seminerde verildiği gibi, onun görüşleri ve işlemleri hafızamda tamamen net şekilde yer tutmaktadır. Bu konuşmamda, lumbar-sakral bölgede asimetrik distorsiyonun tedavi şekilleri hakkında Sorimachi sensei'nın yönteminin önemini, sözün gelişi belirtmek için Japon kültüründe "Koshi" düşüncesinin önemini açıkladım. Üçüncü ve son konferansım Shudo Denmei ve diğer Meridyen Tedavi Okulu “Keiraku Chiryo” larının öğretimlerinin temsil edildiği yüzeyel iğnelemenin teknikleri ve endikasyonlarını içermekte idi. Deqi ve "canlı nokta"yı bulmanın önemi olarak qi'nin ulaşımı arasındaki farkı anlattım. Shudo duyusu ile katıldığım Hawaii'deki seminerlerde, deneyimli uygulayıcıların kendilerini iğnelemeleri ve devamlı olarak birbirleri ile pratik yaptıklarını ve tedavi ettiklerini gözlemledim. İğneleme duyusu, uyarılması ve nokta lokalizasyonu ile ilgili doğrudan deneyim kazanabilmeleri için Türk doktorlara Shudo duyusu gibi düzenli olarak kendilerini tedavi etmelerini tavsiye ettim. Türk doktorları nabız tanısını kullanmadıklarından dolayı zayıf nabzı ve batını palpe etmenin esas özelliklerini vermeye çalıştım. Bundan dolayı yüzeyel iğneleme tekniklerini denemek için hastalarını daha iyi seçebilirler. Bu ulusal kongreden görebildiğim kadarı ile Türkiye'de tıbbi akupunktur küçük çapta ve az miktarda uygulanmakta, ancak büyük bir ilgi ile gittikçe önemli oranda büyümektedir. Sorgusuz olarak, Almanya'da olduğu gibi kulak akupunkturu, akupunkturun baskın tipini oluşturmaktadır. Bunu Çin tipi Akupunktur takip etmektedir. Maalesef, hekim akupunkturistlerin büyük bölümü halkın safça, kilo kaybı için akupunktur ile ilgilendiğini bulmuşlar. Mısır, Kahire'de yayınlanan Al-Ahram Gazetesinde son zamanlarda Tıbbi Bilimlerde İslam Teşkilatı ve Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından desteklenen Geleneksel Tıbbın Modern Tıbba entegre edilmesi hakkında uluslar arası bir seminer hakkında rapor yayınlandı. Bu raporda İslam ülkelerinde Akupunkturun alternatif iyileşmenin anahtar yöntemi olduğu, ancak yayın olarak yanlış anlaşıldığının, pek çok uygulayıcıların bunu kilo azaltma amaçları ile uyguladıkları, ancak orijinal olarak Akupunkturun vücut, akıl ve çevre ile ilgili dengeyi sağlamak için amaçlanan holistik bir yaklaşım olduğunu belirtmiştir. Bu raporun devamında yukarıdaki tarifin özel bir kırıklık, keyifsizlikten ziyade kişinin bütünü hakkında olması gerektiğini belirtmiştir. Daha sonra, Mısırlı doktorlar tamamlayıcı tıbbın Konvensiyonel yöntemler kadar itinalı, dikkatli olduğunu belirtmişlerdir. Tamamlayıcı tıbbın endikasyon ve kontrendikasyonları bilen deneyimli uygulayıcılara ihtiyacı olduğunu belirtmişlerdir. Yukarıda anlattıklarımı ayna gibi yansıtan İstanbul Kongresinde pek çok katılımcılar ile anlamlı bir cevap buldum. İleride Japon Akupunktur kurallarının anlatımı için sonraki basamağın iğneleme tekniklerinin hazırlanışını vurgulayan kök ve yan dal tedavi şekillerinin temel teknikleri gibi nabız, batın ve meridyen nokta lokalizasyonundaki palpasyon kurallarını geliştirmek için sonraki basamağın bir klinik pratik serisini içermesi kaçınılmazdır. Özel öneminden dolayı, temel zayıflık (eksiklik) şekillerini tayin etmek için ve sonra destekleyici ve enerjiyi dengeleyici zarif Japon tekniklerini öğretmek için palpasyon kurallarının gelişmesine inanmaktayım. Akupunktur derneği üyelerinden, özellikle Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Dr. Kaya Özkuş’un ileri sürdüğü önemli sorulardan biri, canlı nokta lokalizasyonu ve yüzeyel iğneleme tekniklerine değinmek gibi benzer değişkenlikleri birbirine uygun uyumlu hale getirmek için, Akupunktur araştırma planları nasıl yapılandırılabilinir idi. Bu gerçekten çok iyi bir soru idi ve Geleneksel Çin Tıbbı dışındaki yöntemleri geliştirmek için arayışlar içinde olan Japonya ve ABD'deki bizim gibi uygulayıcıları bu konuyu açıklamaya zorlamaktadır. Hastalarımız üzerinde klinik avantajlarını gördük ancak ölçülebilir pozitif sonuçları gösteren araştırma protokollerini düzenleyerek oluşturabilir miyiz? Okuyuculara sunulan konferansların bakışı açısından bir fikir vermek için, konu başlıkları hakkında, araştırmayı içeren çevirisi yapılan konferans sunularının seçilmiş tasnifini burada verebilirim: Astma (Alerjik bronşit) Akupunktur ile tedavisi, genel allerjik bozukluklarda akupunktur, kraniyo-sakral sistem bozuklukları, ağrı sendromları ve akupunktur, somato-visceral sistem analizi, aurikuloterapide vücut refleks sistemleri, ağrı tedavisinde akupunktur, Dişhekimliğinde akupunktur, obezite tedavisi, farmakoloji ve akupunktur. Lazer tedavisi ve akupunktur (Dejeneratif osteoartiritik bozukluklarda). Türkiye de allopatik tıp (hekim olmayanların tıp ile uğraşması) fikrine karşılık, yeni alanların içine adım atan öncü Türk hekimlerinin geniş uzmanlık dallarının bu konu ile ilgilendiğini açıkça görmekteyiz. Türk meslektaşlarım ile kısa zamanda, pek çok ilginç doktorlar ile tanışma fırsatı bulmuş oldum. Almanya'dan misafir konuşmacı Dr. Oskar Mastalier bulunmaktaydı. Kendisi Aurikuloterapi ile hormon regülasyonu hakkında bir araştırma olan, osteopatik kraniyosakral sıvı tedavisinin fonksiyonu hakkında ilginç iki konferans verdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Dr. Tanya Marur (Anatomi Departmanından) akupunkturun fizyolojik cevabı hakkında temel araştırma konusunda konferans verdi. Hac ziyaretinden henüz dönen Dr. Hayati Kocal, kendisi 40 yılın üzerinde proktolojist olarak çalışmış birisi olarak akupunkturun, Reiki ve Chakra dengelemesini içeren tamamlayıcı, enerjitik tıp yöntemlerini şimdi daha fazla uyguladığını öğrendim. Türk meslektaşlarım ile kısa zamanda, pek çok ilginç doktorlar ile tanışma fırsatı bulmuş oldum. Almanya'dan misafir konuşmacı Dr. Oskar Mastalier bulunmaktaydı. Kendisi Aurikuloterapi ile hormon regülasyonu hakkında bir araştırma olan, osteopatik kraniyosakral sıvı tedavisinin fonksiyonu hakkında ilginç iki konferans verdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Dr. Tanya Marur (Anatomi Departmanından) akupunkturun fizyolojik cevabı hakkında temel araştırma konusunda konferans verdi. Hac ziyaretinden henüz dönen Dr. Hayati Kocal, kendisi 40 yılın üzerinde proktolojist olarak çalışmış birisi olarak akupunkturun, Reiki ve Chakra dengelemesini içeren tamamlayıcı, enerjitik tıp yöntemlerini şimdi daha fazla uyguladığını öğrendim. İslamik parapsikoloji hakkında 15 taneden fazla kitapları bulunan Suriye Türk'ü olan Dr. Kemal Osmanbey de bulunmaktaydı. Kendisi çekici, büyüleyici bir hekim idi. Dr. Kemal Osmanbey dua etmek için hazırlanırken Müslümanların temizlenme merasiminin (abdest alma) kulaklardaki enerji noktaları olarak jing-well noktalarının uyarıldığını kendi görüşü olarak açıkladı. Yüzeyel iğneleme hakkında benim tarifime cevap olarak, kendisi 14 yıl Kuveyt'de çalışmış biri olarak, Kuveyt'de gördüğü tedaviler hakkında bir hikaye anlattı. Meslektaşlarından biri renal kolik ve böbrek taşları için SK (safra kesesi) 26 (Dai Mai) bölgesine subkutan distile su enjeksiyonları yapıyormuş. Kendisi bu noktanın yüzeyel uyarılması ile ağrının geçtiğini, geniş taş birikintilerine sahip olduğunu da belirtmiş idi. Son olarak, Orta Asya'daki en eski Türk Kültürleri ile aşırı ilgilenen arkadaşım ve meslektaşım Dr. Baki Dökme de bulunmaktaydı. Türk güreş ve banyo yapma uygulamaları ile antik Japon Sumo uygulamalarının ilginç benzerlikleri bulunduğu hakkında kendisi ile tartıştığım Dr. Baki Dökme, Batı Çin'de (Doğu Türkistan’da) Uygur Türklerinden olan meslekdaşlarından birisinin Orta Asya’da akupunktur orijinli çok erken arkeolojik bazı kanıtlara sahip olduğunu ve sonra Akupunkturun erken Han döneminden önce Çin'e yayıldığını belitti. Okuyucularımız için bu kanıtları İngilizce ve Japonca'ya çevirebileceğimi ümit ediyorum. Kongre sonrası, bir hafta turist olarak Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde, doğal tabiat güzellikleri kadar büyük tarihi antik şehirlerini içeren bir seyahat yaptım. Modern, deniz kenarında bir şehir olan ANTALYA’da balıkçı köylerine, tarihi Roma şehirlerine, tatil yerlerine seyahat ettim. Özellikle tarihi önem ve güzelliklere sahip Efes ve Bergama şehirlerinde klasik tarihi eserler bulunmakta idi. Batı tıbbının babası olan Galen buralarda yaşamış ve Roma imparatoruna hizmet etmek üzere çağrılana kadar gladyatörlere hekim olarak burada hizmet etmiştir. Her yerde, Türk halkının dostluğundan, yardımseverliğinden, şehirlerin temizliğine, seyahat otobüslerinin etkinliğine, otellerden yemek, seyahat ve hediyelik eşya hakkında devamlı büyük yardımlar gören ve memnuniyetten şaşırmış durumda olan pek çok Avrupalı, Asyalı ve Avusturalyalı yabancı turistlerle tanıştım. Japon "Ofuro" dan (sıcak banyo kültürü) hoşlanan okuyucularım ile paylaşmak istediğim son notum ise, Türk Hamamının normal banyodan faklılıklarının oluşudur. Burada çalışanlar (Tellak) cilt üzerindeki ölü katı fırçalayarak (keseleme) almaktalar ve sonra sabunlamayı yapmaktalar. Bu olayı takiben 10-15 dakika süren etkili masaj yapılmakta. Bütün gece süren bir otobüs yolculuğundan sonra yorgun, ağrılı şekilde ve kirli İstanbul'a geri döndüm. Sabah 3:30 uçağı ile gideceğimden dolayı biraz boş zamanım vardı, banyo, kese ve masaj için Çemberlitaş'daki ünlü Türk hamamına gitmeye karar verdim. Bu güzel bina Sultan II. Selim'in karısı tarafından 1584'de ünlü Türk Mimarı Mimar Sinan tarafından planlanarak yaptırılmış. Isıtılmış mermer zemin üzerinde yatılıyor ve üzerinizdeki muhteşem kubbeye bakıyorsunuz. Bu arada Sinan'ın planladığı ve inşa ettiği ünlü kubbeli camilerin açıklığı gibi gece yarısı gökyüzünün güzelliğini eşzamanlı olarak size hatırlatmaktadır. Temizlendikten ve kendimi tazeledikten sonra, Japonya, Türkiye ve ABD arasında dünyaca geniş kuvvetli bir bağlantı kurulduğunu hissederek, uzun bir uçuş ile evime dönmeye hazırdım.