Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AKUPUNKTUR DERGİSİ . CİLT 16 .  SAYI 58 . YIL 2006 

OBESİTE TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR'UN YERİ

Ramazan  ODABAŞI (*)

(*) (*) Ramazanoğlu Cad. Pandora Sok, Vardar Apt. K 1, D 5 Seyhan-ADANA, Dr.

Tel: 0322- 459 99 00-459 99 01 Cep: 0532-321 16 83  ramazanodabasi@hotmail.com

 

ÖZET

Bu yazımız akupunkturla şişmanlık tedavisinin ana hatlarını açıklamaktadır. Klasik akupunktur, vejetatif sinir sistemini rahatlatıcı ve dengeleyici etkisinden dolayı, alışkanlıkların uzun süreli bırakılmasında çok yardımcı olur. Vücut akupunkturunun kulak akupunkturu ile kombine edilmesi tedavi başarısını daha da artırır. Fakat özellikle kilo vermede devamlı başarı gıda şeklini de değiştirmesi ve gerekli kalorinin üzerine çıkılmaması ile sağlanır.

Anahtar kelimeler: Obezite, akupunktur

SUMMARY

In this article we aimed to explain the basic principles of acupuncture therapy in obesity. Acupuncture, by harmonizing autonomous nervous system, could help to treatment of addictions. Combination of body and ear acupuncture enhances the success of therapy. In weight loss to gain a continuous effect, it needs changing diet and a strict caloric control forever. Keywords: Obesity, acupuncture.

GİRİŞ

Obezite enerji alınımının, enerji tüketiminden fazla olduğu durumlarda vücutta depolanan, özelliklede deri altı dokuda toplanan aşırı yağlanma hastalığıdır. Çağımızın hastalığı olan obezite son 10 yılda Türkiye'de de çalışanlar ve öğrenciler arasında hızla artan ayaküstü beslenme alışkanlığının artmasıyla yükseliş göstermiştir. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinin yapmış olduğu araştırmayı Prof. Dr. Hüsrev Hatemi Obezite Derneği'nin kongresinde sunmuştur. Bu sunumda, Türkiye de 25 yaşın üzeri erkeklerde %19, bayanlarda %40 oranında obezite görüldüğü belirtilmiştir.

En az kilolu bölgemiz doğu Anadolu, en az kilolu ilimiz Erzurum. En kilolu bölgemiz Ege ve Marmara bölgesiyken, en kilolu ilimiz Samsun bulunmuştur. Amerika'da 2001 yılı sonuçlarına göre, 25 yaşın üzerindeki bu oran % 61 i bulmaktadır. Amerika'da bu oranın 2039 yılında çok daha yüksek boyutlara ( %99?) ulaşacağı tahmin edilmektedir. Amerikan obezite derneklerinin yaptırdığı araştırmalara göre: 1. Ölüm nedeni sigara, 2. Ölüm nedeni obezite olarak istatistiklere yansımaktadır. ABD de obezite ve obezitenin neden olduğu hastalıklara yıllık 70 milyar dolar gibi bir para harcanmaktadır.

Ülkemizde bu konu da yapılmış bir istatistik çalışma yoktur. Vücudumuzun en fazla yağlanmaya maruz kalan bölgeleri sırasıyla: - Subdermal % 80 - Retroperitoneal - Omentum - Perirenal - Mediastinal - Karaciğer - Perikart olmak üzere yerleşmektedir.

OBEZİTE NEDENLERİ

Obezitede yağ hücrelerinin hem hiperplazisi hem de hipertrofisi söz konusudur. 1- Psiko-emosyonel faktörler - Psişik sebepler (Obezite sebeplerinin % 80-85'i psişiktir) - Fazla yemek yemeye bağlı enerji alımının artması, buna karşılık enerji tüketiminin azalması - Gece geç vakit kalkıp yemek yeme alışkanlığı - Ailede mutluluk ve mutsuzluk - Boşanmalar - Askerlik - Masa başı çalışma hayatı - Depresyon - İmtihan stresi (İmtihana hazırlanan çocuklar, gençler ve bunların anne ve babaları yoğun stres altındadırlar. Bu insanlar stresi yemek yiyerek kompanse ederler) - Gelişen teknolojiye bağlı olarak çocuk ve büyüklerin bilgisayar başı uzun çalışma ve oyunlara bağlı sabit pozisyonlarda oturur vaziyete bulunmaları - Postpartum inaktivasyon (Çocuğa süt yapsın diye beslenmede yüksek enerji yüklemesinin yanında lohusanın hareket kısıtlılığında olması. Özellikle sezaryen sonrası hastanın inaktifliği de doğum sonu verilen kiloların kısa sürede alınmasına sebep olmaktadır) - Sigara içiminin bırakılması (Özellikle sigara bıraktıktan sonra kişilerde kilo alma problemiyle karşılaşıyoruz. Sigara bırakılınca nikotin dolayı olan kalori harcanması olmayacağı için, fazla kalori birikimi söz konusu olabilecektir) - Alkol alımıyla fazladan alınan kaloriler de kilo almaya neden olabilir. 2- Organik nedenler a-Malabsorbsiyon sendromları. - Kolitis ülseroza - Kronik ve habitual konstipasyon b- Endokrinal kiloluluk - Tiroid fonksiyon bozukluğu (Hipotroidi, kilo almada en önemli etkenlerdendir. Bazı tip hipertroidilerde de, başlangıçtaki zayıflama halinden sonra kilo alma problemi karşımıza çıkmaktadır) - Postmenapozal faktörler (Östrojen seviyesinin menopoz döneminde düşmesi) - İnsülinoma - Over kistleri - Erkek hipogonadizmi - Tümör 3- Genetik - Herediter hiperglisemi - Tip 1 ve ya tip 2 diyabet - Hipoptüitarizm - Herediter hipogonadizm 4- İlaçlar - Kortizon alımı (Astımlı hastalarda) - Östrojen ve progesteron hormon alımı - Antidepressan ilaç alımı - Antiallerjik ilaçlar 5-Bebeklerin fazla beslenmeleri Özellikle bebekler doydukları halde, annelerin bebeği beslemeye devam ederek devam ederek oburluğa yol açabilecek bir yeme alışkanlığı kazandırmaları

OBEZİTENİN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR

1- Ateroskleroz 2- Hipertansiyon 3- Miyokard infaktüsü 4- Diabetes mellitus 5- Depresyon 6- Yaşam süresini kısaltması 7- Gut 8- Osteoartrit 9- Kolelitiyazis 10- Karaciğer sirozu 11- Apandisit 12- Kronik nefrit 13- Beyin kanamaları 14- Alveoler hipoventilasyon 15- Kor pulmonale 16- İntertrigo-kandidiazis 17- Varikozis ve vasküler tromboemboli 18- Oligomenore 19- Preeklampsi-eklampsi 20- Endometrium kanseri 21- Deri enfeksiyonları 22- Hiatus hernileri 23- Doğum sırasında operasyonu güçleştiren bir durum olması

YANLIŞ KULLANILAN YÖNTEMLER

1- Sauna 2- Laksatif kullanımı 3- Diüretikler 4- Diğer birtakım ilaçlar Aloevera Kaktüsten elde edilen bir bitkisel ilaç olup, cilt için çok güzel etkisi var. Laksatif etkisi zayıflamada kullanılma nedenidir. Fenfluramin: Anfetamin türevi bir ilaçtır Obetrol adıyla satılmaktaydı. İştah azaltıcı etkisi var. Dietilpropion anfetamin benzeri etki yapar. Xenical vs.

DOĞRU YÖNTEMLER

Zayıflama tedavilerinde aşağıda bahsedeceğim her bir yöntemi ayrı ayrı değerlendirebiliriz. Fakat kombine uygulama çok iyi sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Diyet Kilo kontrolünde en önemli husus devamlılıktır. Diyet olmaksızın yapılacak akupunktur uygulaması ve egzersizler kilo vermede yetersiz kalabilir. Diyetle desteklenen uygulamalar daha etkin olup, kişinin yağsız vücut ağırlığını arttırdığı gibi, yağ kitlesini de azaltır. Kısa süreli egzersiz ve diyet uygulamalarında, kilo kaybının asıl sebebi su ve glikojen depoları iken, süre uzadıkça yağ kaybı olmaktadır. Enerji alınımının kısıtlanması ile enerjinin depo yağlardan harcanmasını sağlamış oluruz. Egzersiz Fiziksel aktivite ile kilo verme arasında ciddi bağlantı vardır. Kısa ve uzun vadeli kilo verme çabalarında egzersizin çok önemli yeri vardır. Uygulanacak aktivite ve egzersiz programı, kesinlikle hastaya uygun ve onun zevk alacağı nitelikte olmalıdır. Egzersiz yapmak; - Kalori yakmada yardımcı olur. - Yaşla azalan kas kitlesinin artmasına yardımcı olur. - Metabolik hızı arttırır. - Uzun süreli ağırlık kontrolünde şarttır. - Dayanıklılığı arttırır. - Denge ve koordinasyon sağlamada yardımcıdır. Her aktivitenin üst üste konması harcanan kalori miktarını arttırır. Küçük değişikliklerin üst üste konması büyük sonuçlar doğurur. 80 kg lık bir kişi 30 dakika yürüyüş yaparsa 120 kalori yakar. Aynı yürüyüşü 1 yıl süresince haftada 5 kez yaparsa yılda 4,5 kg yağı yakmış olur. Kardiyo respiratuar egzersizler, haftada 3-5 gün ve her seferinde 20-60 dakika; kuvvet ve esneklik antremanları ise haftada 2-3 gün ve yarımşar saat önerilmektedir. Bu süreyi günde 3 parçaya bölmek de mümkündür. Bu uygulama hastanın egzersize uyumunu artırmaktadır.

Dikkat edilmesi gereken hususlar: - Her gün yarım saat daha az televizyon seyretmek ve televizyon seyrederken daha başka işler yapmak (ütü yapma, ev işi yapma gibi) - Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirmek, bir şeyi getirip götürmek için başkalarını kullanmamak - Asansör yerine merdiven kullanmak - Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırmak - Kısa mesafeler için araba kullanmamak - Düzenli yürüyüş yapmak - Hafta sonunda park ve yürüyüş gezileri, bisiklet gezileri yapmak - Yüzmek, top oynamak, dans etmek - Hobilerle uğraşarak aktif halde bulunmak

Akupunktur

Akupunktur alışkanlık tedavisinde kullanıldığında; çok yüz güldürücü sonuçları olan bilimsel bir yöntemdir. Açlık da ve tokluk da alışkanlıkla elde edinilen fizyolojik birer kazanımdır. Beslenme alışkanlığının değiştirilip, yeni beslenme tarzının kazandırılmasında akupunkturdan yararlanmak en akla yatkın düşüncedir. Hastamız bize geldiğinde mutlaka endokrin değerlendirmeyi yapmamız gerekir. Açıkçası mümkün olduğu kadar iyi bir anamnez ve anamneze göre tetkik ve tahlil istememiz gerekir. Hatta gerek görürsek bir genel kontrol (chek-up) bile yaptırmalıyız.

Hastaya yaklaşım çok önemlidir. Kilolu olan insan bize gelmeden önce birçok yöntem denemiştir. Başarısızlığın getirdiği psikolojik eziklik içindeki bu hastaya, az yemekle zayıflama tavsiye etmek herkesin yaptığı kolaycılığa kaçmanın yanında, hastanın güven kaybına uğramasına da yol açabilmektedir. Bunun yerine hastaya güven verip, akupunktur'un etkili bir tedavi yöntemi olduğu ve diyet yapmada en önemli yardımcı bilimsel yöntem olduğu anlatılarak diyet yapabilmesi ve egzersizle tedaviyi desteklemesi sağlanabilir. Akupunktur'da uyguladığım sistem Zayıflamak için gelen her hastada ayrıntılı anamnez alırken dikkat edilecek konular şunlar olmalıdır:

- Anne / baba ve 1. dereceden yakınlarının kilolu olup olmadığı, - Bebekliğinde kilolu olup olmadığı, - Çocukluğunda kilolu olup olmadığı, - İlkokul-ortaokul ve lise yıllarında kilolu olup olmadığı, - Evlendiğinde kaç kilo olduğu, - Bayansa ilk hamileliğinin başlangıç kilosu, hamilelik döneminde kaç kilo alıp almadığı, doğum sonu kilosunun ne olduğu Öz geçmişinde: - Geçirmiş olduğu hastalık-Ameliyat-Kaza - Uyku durumu - İştahını - Yemek yeme düzenini - Sevdiği yemek türlerini - Kabızlık durumunu - Boy ve kilosunu sorulmalıdır. - Her hastamın Ortodoks tıbbı şartlarında fizik muayenesi yapılmalı; - Boy - kilo - Göğüs - göğüs altı - Göbekten bel çevresi - Kalça-basen çevre ölçülerini kaydedilmelidir. Vücut ve kulak akupunkturunu; hastamın durumuna göre kombine veya münavebeli akupunktur uygulaması şeklinde yapmaktayım.

Ben hastalarımı genelde ergenlik çağını geçmiş hastalardan seçiyorum. Hastalarıma haftada 1 kez akupunktur yapıyorum. Hastalarım haftada bir yerine daha sık geleyim ben diyet tutmakta zorlanıyorum diyorsa, onları haftada 2 ya da 3 kez akupunktur seansına çağırıyorum. Böylece hastayı daha yakından takip ederek diyet tutmasına yardımcı oluyorum. Bu durumdaki hastalarıma haftada bir kulak akupunktur uygulaması yanında, 2 kez de vücut akupunkturu yapıyorum. Ama genelde kulak akupunkturu uygulamaktayım. Kulak tedavisi devam etmekteyken zaman zaman hastalarımda akupunktur duyarsızlık sendromu gelişmekte ve bu durumdaki hastalarda kilo verme durmaktadır. Bu durumdaki hastalarımı hemen vücut akupunktur tedavisine alırım. Burada özellikle akupunktur duyarsızlığı veya bir diğer anlamıyla akupunktur nokta duyarsızlığı oluşumunda, dönüşümlü olarak kulak-vücut akupunktur sistem değişikliği yapmaktayım. Bu hastalarda vücut akupunkturu tedavisine geçilmesiyle, tedaviye yeni başlıyormuş gibi kilo kaybı yeniden başlamakta ve devam etmektedir. Bu arada özellikle bayan hastalarımda pasif jimnastik etkili galvanik akım uygulaması yapıyorum. Bu uygulamayla elastikiyette artış ve kaslarda güçlenme sağlıyor, zayıflama sonrası gelişecek sarkma ve gevşemeleri önlüyorum.

Kulak akupunkturunda: - Kulak akupunkturunda kalıcı iğne veya tohum kullanmaktayım.

- Haftada bir kez kulak akupunkturu uyguluyorum. - Tedavilerimi dominant kulaktan yapmaktayım. - Noktaları dedektörle tespit ediyorum. Kullandığım noktalar: - Açlık noktası (Doğu kulağı): Pretragal sulkusta, tragusun tam tepesinden yere paralel çizilen hattın pretragal hattı kestiği yerde inferör - posteror'unda yer alır. - Shen-men ( Doğu kulağı) - Bilateral Mide noktası - Karaciğer ve pankreas noktaları (Özellikle diyabetli hastalarda) - Akciğer noktası (Ödemli hastalarda) - Ağız noktası (Çok abur -cubur yiyen hastalarda) - Kalın bağırsak noktası (Kabızlığı olan hastalarda) - Böbrek noktası (Adet öncesi durumda bulunan veya su içmeyen hastalarda. Anamnezinde su içmenin aklına gelmediğini söyleyen, ödemi olan veya kortizon kullanmakta olan hastalarda) - Endokrin noktası (Doğu kulağına göre) - Agresyon noktası - Duodenum noktası: Ülserli hastalarda Vücut akupunktur noktaları Mi- 36 (mide asidini azaltır, gastrik periltaltizmi azaltır), Mi-25, AD- 12 (Alarm noktası), AD- 10, KB- 4 ( kabızlıkta ), 3I- 6 ( kabızlıkta), YD- 20 ( streste), Yingtang (Eğer hastada uyku problemi varsa, uykudan kalkıp yemeleri varsa), DP- 6 (Hastada hormonal problem varsa), DP- 9 (Anti ödem) Akupunkturla; hipotalamustaki ventromedial çekirdeğin uyarıldığı ve bu uyarmayla iştah ve acıkmayı azaltıcı etki yaptığı bilinmektedir. Akupunkturun midede ekşime ve yanmayı azaltıcı, serotonin düzeyini arttırarak, endojen opiatları salgılatarak aşırı gerginlik ve stresi azaltıcı, plazma sodyumu ve aldesteron seviyesini azaltıcı, potasyumun osmoz seviyesini artırıcı etkisi vardır. Hasta akupunktur ile daha doğru yemeyi öğrenirken ortaya çıkan 4 önemli şikâyet şudur: 1) Açlık, 2) Midede ekşime, 3) Yanma, 4) Halsizlik ve stres

Akupunkturla bunlar olmayacak, vücuda adeta bir "Açlığa Kolayca Tahammül Etme Sistemi" kurulacaktır. İstediği kiloya gelebilen ya da vücut kitle indeksine göre kişiye has ideal kilolu hale gelen hastalarımı, 3 haftada bir veya ayda bir defa seansa çağırarak koruma programına alıyorum. Koruma programına aldığım hastada mide noktasına manyetik bilye uygulaması yapıyorum. Zaman içinde yaşanacak hastalık, stres ve düzensiz seyahatler gibi nedenleri de göz önüne alarak, bütün hastalarımızı senede 4 kez kontrole çağırıyoruz.

Genel gözlemim bu kontrollerde hastaların kilolarını koruduklarıdır. Ancak yukarıdaki nedenlere bağlı olarak, eğer 6 ay sonra 1 kilo bile olsa fazlalık varsa, haftalık akupunktur seansı ile bunu çözeriz; yani, önlemimizi baştan alırız. Meslek hayatımda en çok duyduğum, "Zayıfladım ama hepsini kısa sürede geri aldım" şikâyetlerini yok etmek için çok çalıştım. Sonunda Akupunktur tedavisinin bir parçası olan manyetik bilyeleri kulakta yerleştirebildiğim özel bir nokta buldum. Bu nokta sıfır noktasından aşağı dikey indirilen çizginin, mide bölgesi ile akciğer alanının sınırındaki hattı kesim noktasıdır. Uzun süren deneyimlerim sonucunda bu özel noktaya uygulanan, 6 ay boyunca her ay bir kere değiştirilen manyetik bilyenin kişilere kilolarını koruma yönünde uzun yıllar çok Çay, adaçayı, ıhlamur, limon ve bitki çayları istenildiği kolaylık sağladığını ortaya çıkardım. Üstelik bilye tedavisindeki kişiler artık moda deyimle rejim de yapmıyorlar. Her şeyden ama daha az yiyorlar, sadece yağ konusunda cimri davranarak, mutlaka 3 öğün yiyerek ve akşam öğünlerini hafif tutarak kolayca kilolarını koruyabiliyorlar. Gazi Tıp Fakültesindeki Akupunktur eğitimimden sonra bu özel noktaya ASP iğneler koymaya başladım. ASP iğnelerin 1 ay gibi bir süre kulakta kalıcı olmasının daha kolay olacağını bekliyorum. Ancak zaman içinde yaşanacak hastalık, stres ve düzensiz seyahatler gibi nedenleri de göz önüne alarak, tüm hastalarımızı senede 4 kez kontrole çağırırız. Genel gözlemim bu kontroller de hastaların kilolarını koruduklarıdır. Ancak yukarda ki nedenlere bağlı eğer örneğin; 6 ay sonra 1 kilo bile olsa fazlalık varsa, haftalık Akupunktur seansı ile bunu çözer yani, önlemimizi baştan alırız. Günlük alınması gereken sıvı miktarı en az 2-3 litre olmalıdır. Bunu 9-10 bardak su ve 3 bardak soda olarak düzenlemekteyiz. Sodaların 09:00-17:00 saatleri arasında içilmesi önerilir. Soda bu sistemde önemlidir. Tansiyon düşmesini, dolayısıyla baş dönmesi ve halsizlik duymayı engeller. Eğer hastanın tansiyonu yüksek ise soda içmesini yasaklarız. Hanımların adet dönemlerinde sodayı günde bir taneye düşürmeleri gerekebilir. kadar içilebilir ve tatlandırıcı eklenebilir. Tatlandırıcıların içinde ''Aspartam'' maddesinin bulunmasına dikkat edilmelidir.

KAYNAKLAR

1. Bağrıaçık, N; İpbüker, A; Görpe, U; Hatemi, H; Altındaş, M; Karaoğlu, N; Özyazar, M; Yumuk, V: Ulusak diabet ve obezite programı kapsamında obezite programı eğitim kursu notları. T.C sağlık Bakanlığı yayını, 20-21-22 Şubat 2004 Diabet ve Obezite eğitici eğitimi programı Otel Seyhan /ADANA. 2. Çevik, C. Medikal akupunktur. Promat A.Ş, İstanbul. 3. Erengül, A.: Akupunktur Tedavisi ile kilo verme ve sigaranın bırakılması. Akupunktur Dergisi, 4, 25-26. 1989. 4. Güzeldemir, ME; Bayhan, N: Alışkanlık tedavisinde akupunktur uygulaması. Akupunktur Dergisi, 8, 22-23-24. 1990. 6. Odabaşı, R: Akupunktur Laser Mezoterapi ISBN-975-93074-0-5 Adana 6. Tekeoğlu, İ. Temel Akupunktur. Acar Matbaacılık Tesisleri, 1988, İst.