Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AKUPUNKTUR DERGİSİ . CİLT 10 . SAYI 38 . YIL 2000 

AKUPUNKTUR ANESTEZİSİ İLE GERÇEKLEŞTİRİLEN AKCİĞER AMELİYATLARI SONUÇLARI (*)

İlhan ÖZTEKİN (**), Deniz S. ÖZTEKİN (***), Nazan AKSOY, Fikri YAPICI, Murat YAŞAROĞLU , Atilla KANCA (**)

(*) 20-24 Ekim 1998’ de, Antalya 5.Ulusal Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Kongresi’nde poster olarak sunulmuştur.(**) Dr. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi Anesteziyoloji Klininiği, Uzm. Dr.
(***) İ.Ü. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksek Okulu, Yrd. Doç. Dr.

ÖZET

Ekibimiz, akupunktur anestezisi ile gerçekleştirilen akciğer ameliyatlarında ve ameliyat sonrası sağlanan analjezi düzeyini incelemiş, elde edilen bu analjezinin konvansiyonel yöntemlerle uygulanan genel anesteziye oranla daha istenilir düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.

SUMMARY

Our team has researched the analgesic level during thorasic surgery and postoperative period and concluded the more reasonable level of analgesia with acupuncture anesthesia compared to conventional general anesthesia.

GİRİŞ

Literatürde, akupunktur anestezisine değinilmekte ve akupunktur anestezisi ile gerçekleştirilen çeşitli ameliyat sonuçları bildirilmektedir (1,2,3,4,5,6,7,8,9).Çalışmamızda, bu yöntemin kullanıldığı akciğer ameliyatı geçiren hastalarımızda, hekim ve hemşire olarak edindiğimiz gözlemlerimizi ve sonuçlarımızı yayınlamayı hedefledik.

GEREÇ VE YÖNTEM

Hastanemizin etik komitesinden gerekli izni aldıktan sonra torakotomi ve akciğer ameliyatı geçirecek olan 30 hasta çalışma kapsamına alınmıştır.15 hastamıza (Grup I) akupunktur anestezisi uygulanmış, diğer 15 hastaya ise kontrol grubu olarak (Grup II) rutin uyguladığımız genel anestezi (inhalasyon anestezisi) yöntemi kullanılmıştır. Grup I’de Thiopental 5 mg/kg i.v, norcuron 8 mg i.v ile indüksiyonu takiben bilateral kulak kepçelerinde bulunan analjezik noktalar (AN), Akciğer Noktaları ve Toraks Noktaları, bilateral bacaklarda Mide 36 ve Safra Kesesi 34 noktalarına akupunktur iğneleri (25 mm x 0,25 mm) batırılmıştır (Şekil 1-Şekil 2). Ameliyat sonuna değin elektrostimülatör cihazı ile elektroakupunktura devam edilmiştir. Bu gruptaki hastalarımıza indüksiyonu takiben sadece nitrous oxside %50+Oksijen %50 karışımı inhalasyonu uygulanmıştır. Bunun dışında diğer i.v ve inhalasyon anestetiği ve analjezik bir ajan uygulanmamıştır.Grup II’de indüksiyon ve intubasyon aynı şekilde gerçekleştirildikten sonra anestezi devamlılığı nitrous oxside/oxygen=%50 karışımı+ inhalasyon anestetiği (Halotan) ve analjezik olarak Fentanyl i.v uygulanması ile sağlanmıştır.Her iki grupta indüksiyon öncesi ve sonrası, tarokotomi insizyonu öncesi ve sonrası dönemlerdeki hemodinamik monitorizasyon değişiklikleri, kalp hızı ve EKG değişiklikleri, ameliyat sonrası erken dönemdeki (ilk 4 saat) solunum durumu, uyanıklılık durumu ve VAS skorlaması ile ağrı düzeyi izlenmiştir. istatistiksel değerlendirmede ANOVA testi kullanılmış ve p<0.05 değeri anlamlılığı kabul edilmiştir.

Her iki grup arasında ameliyat süreleri bakımından anlamlı bir fark gözlenmiştir (Grup I ort. 228 dk., Grup II ort. 231 dk). Grup I’de, ameliyat sırasında 6 hastaya, 16 dakika gibi kısa bir süre için ek olarak inhalasyon anestetiği (Halotan) düşük MAC değerinde (ort. MAC=%0.5-1) uygulanmıştır. Grup II’de ise, güçlü inhalasyon anesteziği (Halotan) yüksek MAC değerinde (ort. MAC =% 2.5-3) ortalama 189 dk. gibi uzun süre uygulanmıştır.Her iki grupta insizyon öncesi torakotomiyi izleyen dönemde derhal ölçülen hemodinamik bulgular arasında istatistikel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (Tablo I-TabloII)TARTIŞMABüyük arter Basıncı (BAB), ortalama Arter Basıncı (OAB), Küçük Arter Basıncı (KAB) ve dakikadaki Kalp atım Hızı (KAH) cerrahi insizyon öncesi ve torakotominin hemen ardından gerçekleştirilen ölçümlerde her iki grupta anlamlı farklılıklar göstermemiştir. bulgularımız Dr. Kuang ve arkadaşlarının pnömenoktomi vakaları ile gerçekleştirdikleri çalışma sonuçları ile benzerlik göstermektedir (1).Murphy ve Bonica (1977)’nın gerçekleştirdikleri çalışmada da akupunkturun zaman zaman total analjezi oluşturmasına karşın, çoğunlukla hipoalgezi sağladığı, böylece anestezi uygulanan vak’aların sadece %30’unda oluşturulan analjezinin batı standartları ile uygunluk gösterdiği vurgulanmaktadır (2). Bizim çalışmamızda ameliyat sonrası ağrı düzeyinin Grup I’de daha düşük olması akupunkturun güçlü bir analjezi sağladığını göstermesi açısından kayda değerdir. Chen ise, çalışmasında organizmanın analjezik etkilerinin akupunkturla aktivasyonunu: Spinal afferent yolun iğneleme ve uyarılması; akupunktur analjezisinde nukleus kaudatus’un rolü ve akupunktur analjezisi ve beyin-omurilik sıvısındaki endorfinin ilişkisi şeklinde açıklamaktadır (3). Dr. Kuang’ın ve Dr. Kho’nun çalışmalarında da, akupunktur uygulanan olgularda ameliyat sonrası ayılmanın çok daha hızlı geliştiği, hiperkapninin gözlenmediği ve pH değerinde küçük düşüşlerin kaydedildiği bildirilmektedir. Bunun yanı sıra, bu yöntem ile ilgili dezavantajların da gösterilemediği dikkati çekmektedir (1,4). Çalışmamızda, Grup I’ deki hastalarımızın çok hızlı uyandıkları ve daha canlı bir fiziksel görünüme sahip oldukları belirlenmiştir. Solunum durumlarının daha güçlü ve rahat olduğu saptanmış, solunum ile ilgili bir sorun deneyimlenmemiştir.Du ve ark.’nın açık kalp cerrahisi geçiren 800 hastada akupunktur anestezisine ilişkin gerçekleştirdikleri çalışmada, bu yöntemin kimyasal anestezi ile birlikte kullanımının, dolaşım regülasyonunu kolaylaştırabileceği ve daha az etkileşebilecek kimyasal anestezik ajanların kullanımı yoluyla da hafif anesteziye olanak sağlanabileceği bildiririlmektedir. Aynı çalışmada, kalp cerrahisi anestezisinde bu tekniğin uygulamaya yansımasının önemi üzerinde durulmaktadır (6).Smith’in, hayvanlar üzerinde gerçekleştirdiği çalışmasında, şok ve kardiak arrest durumlarında akupunkturun adjuvan tedavi olarak kullanımının gereğine değinilmekte, konjestif kalp yetmezliği, aritmi ve sistemik hipertansiyon tedavisinde de (akupunkturun adjuvan tedavi olarak kullanımının) başarılı olduğu kaydedilmektedir (7).

SONUÇ

Çalışmamızda akupunktur anestezisi uygulanan gruptaki hastalarımızda klinik olarak, gerek ameliyat süresince, gerekse ameliyat sonrası dönemlerde daha fazla analjezi sağlandığı gözlenmiş, bu açıdan sonuçlarımız, analjezik ajan gereksiniminin oldukça azaldığını, daha az miktarda ve çok daha kısa süreli inhalasyon anestetiğine gerek duyulduğunu ve bunun sonucu olarak da ameliyat sonrası dönemde hastaların daha canlı bir fizik görünüme sahip olduğunu, ağrı hissetmediklerini, solunumlarının daha güçlü olup, solunum komplikasyanlarına sahip olmadıklarını göstermesi açısından kayda değer bulunmuştur.Yanı sıra, akupunktur anestezisinin konvansiyonel genel anesteziye oranla daha düşük maliyeti gündeme getirmesi ve genel anestezinin uygulanması konusunda kontrendikasyon yaratan bir diğer hastalığın varlığının söz konusu olması, akupunktur anestezisinin kimyasal genel anesteziye oranla tercih edilebileceğini düşündürmektedir.

KAYNAKLAR

1. Chen, GB: Acupuncture anesthesie in neurosurgery, Am. J.Chin. Med. 8:271 (1980).2. Dökme, Baki: Sectio Saesarea’da Aurikulo-Elektro-Stimülasyon Anestezisi. Akupunktur Dergisi, Cilt 1, Sayı 2, 1989.3. Dökme, Baki: AESA=KYAN (Aurikulo-elektro-Stimülasyon-Anestezisi=Kulak-Yoluyla-Akupunktur-Anestezisi). akupunktur Dergisi, Cilt, Sayı 2 (7), 1990.4. Du, HJ; Chao, YF: İntracardiac operations with extracorporeal circulations under acupuncture anesthesia. Sci. Sin, 18-2:271 (1975).5. Hollinger,I; Richter, JA, Pongratz, W:Baum, M: Acupuncture anesthesia for open heart surgery Am. J. Chin Med, 7:77 (1979). 6. Kho, HG,; Eijk, RJ; Kapteijns, WM; Van Egmond, J:Acupuncture and transcutaneous stimulation analgesia in comparison with moderate-dose fentanyl anesthesia in major surgery. Anesthesia, 46:129 (1991).7. Kuang, X; Su,Y; Guo, H:Study of combined acupunctural and general anesthesia in pneumonectomy, Am. J.Chin. Med. 16: 84 (1996).8. Murphy, TM, Bonica, JJ:Acupuncture analgesia and anesthesia. Arch. Surg. 112:896 (1977).9. Smith, FW Jr: Acupuncture for cardiovascular disorders Probl. Vet. Med, 4: 125 (1992)10. Tanrıverdi, SD: 20-65 yaş grubu kardiovasküler cerrahi hastalarının preoperatif bakım döneminde genel anesteziye ilişkin beklentilerin araştırılması. İ.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İstanbul, 1988 (Yüksek Lisans Tezi).

 Ana Sayfa