Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AKUPUNKTUR DERGİSİ . CİLT 14. SAYI  53-54 . YIL 2004

Abdulkadir ERENGÜL(*)

(*) Maltepe Kızılay Tıp Merkezi Akupunktur Servisi Şefi, Prof. Dr.

ALLERJİDE AKUPUNKTUR

ÖZET

Bu çalışma 8-9-10 tarihlerinde yapılan 3. Ulusal Akupunktur Kongresi’nde sunulmuştur. 

ASTIM BRONCHİALE

Bronşlarda obstrüksiyona neden olabilen bütün olgular "Astma Sendromu" adı altında toplanmaktadır. En mühim klinik semptom dispnedir. Ekspirasyon güç ve uzundur. Kriz geçerken köpüklü, yapışkan bir balgam çıkar, hasta kendini iyi hisseder ve rahat eder. Dispne etyopatogenizinde değişik hipersensibilite tipleri rol oynamaktadır. Dispne; bronş düz kaslarının zaman zaman tekrarlayan spazmı, müküs artması, mukoza ödemine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Hastaların anamnezinde toz, duman, koku, halı tozu tesir eder ve polen zamanı dispne, öksürük ve sıkıntı hisleriyle yakınma olur. Astım bronşiyalenin klinikte iki türü vardır;

1- Ekstrensik astma (Atopik Astma)

2- Interensik astma

1. Ekstrensik astma: Bu tür astmada, hipersanbiliteye sebep olan faktörler;

a- İnhalatif türden faktörler

b- Nütritif faktörlerc- İlaçlar ve parenteral yolla organizmaya giren sübstanslar olmak üzere üçe ayrılmaktadır. 

Alerjik astmaya neden olan faktörler arasında, inhalasyon aracılığı ile organizmaya giren antijenik sübstanslar başrol oynamaktadır.

2. İnterensik astma: Bu tür astmada antijenik sübstanslar hasta organizmada bulunmaktadır. Bunlar:

a- Virüsler

b- Parazitler

c- Oto-antijenler'den oluşmaktadır.

ALERJİK ASTIM VE İMMÜN MEKANİZMASI

1- Şok organıAlerjik astmada şok organı küçük bronşlar bronşiyollerdir. 

Tip 1, Tip 2 ve Tip 4 küçük bronş bronşiyollerde alerjik reaksiyona neden olmaktadır.

Hastalananlarda %90'a varan büyük çoğunlukla tip 1 rol oynamaktadır. Bu olgular "Atopik"tirler. Başka bir deyişle bu olgularda genetik bağımlılık tespit edilmektedir. Hasta serumunda presipitan antikor yoktur. Etken immün globin "Reagin Ige" dir.a. Tip 1 alerjisinde oluşan medyatör substanslardır. 

Tip 1 alerjisinde oluşan medyatör sübstansları şöyle sıralayabiliriz:

- Histamin

- Anaflaksinin yavaş reaksiyon veren substansı ( SRS-A )

- Serotonin- 

- Prostaglandinler- 

- Asetilkolin

b - Tip 2 de görülen alerjik reaksiyon

İmmün kompleksi sendromu:

Burada antijen-antikor (İgG) kompleksinin komplemanı aktive etmesi ile biyolojik aktif substansların oluşması, astmatik sendromun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Atopi yani genetik bağımlılık söz konusu değildir.

Klinik tablo antijen ile temastan 4-12 saat sonra gelişmektedir. Ateş ve lökositoz vardır. Alerjik interstiyel pnömonilerde görülen astmatik sendromlar örnekleridir.

c- Bu tür astmada immün patoloji aydınlığa kavuşmamıştır.

ASTIM BRONCHIALE NİN KLASİK TIPDA TEDAVİSİ

Klasik tıpta astma bronşiyale tedavisi iki türlü olmaktadır:

1- Aşılama ve hipopsensibilizasyon

2- Semptomatik tedavi

Klâsik tıpta tedavi için en önemli şey hasta ile antijen bağlantısını koparmaktır. Alerjinin tanınmadığı durumlarda, tedavi şikâyete yönelik, yani semptomatik olacaktır.

Aşılama ve hiposensibilizasyon: 

Tip 1 e giren bir astma şeklinde, hiposensibilizasyon ile tedavi önem kazanır. 

Aşılama 2 türlü yapılmaktadır:

a- Aktif aşılama

b- Pasif aşılama

 a. Aktif aşılama: 

Belirli hastalıklara karşı, kazanılmış bağışıklık oluşturmak için uzun zamandan beri aşılama işlemi uygulanmaktadır. Bir insana artık hastalık yapacak güçte olmayan, fakat kimyasal antijenleri taşıyan, ölü organizmaları enjekte ederek yapılabilir.

b. Pasif aşılama: 

Bir de pasif bağışıklık vardır. Bu amaçla daha önce belirli bir antijene karşı etkin bağışıklık kazandırılmış bir başka insan veya hayvandan alınan duyarlı lenfositler veya antikorlar, ya da her ikisi birden bağışıklık kazandırılmak istenen kişiye verilir.

SEMPTOMATİK TEDAVİ

Semptomatik tedavide amaç, bronkospazmı çözmek, mukozadaki ödemi ve bronşlardaki mukoza salgısını azaltmaktır.

a- Bronkospazmı çözücü ilaçlar: 

1- Sempatikomimetikler: Beta adrenerjik agonistler

2- Ephedrin

3- Epinephrin (Adrenalin)

4- Metexihemamin hydroclorur (Orthenixe )

5- Alupent 

6- Salbutamol

7- Bricanyl

8- Korticosteroidler

9- Alfareseptör blokerleri

b- Ekspektoran olarak:

Hastaya balgam söktürücü olarak potasium iodür verilir.

c- Psikofarmatikler ve sedatifler 

Astımlı vakalar uzun süreden beri çektikleri şikâyetler dolayısı ile psikolojik yandan da baskı altındadır. Bu durum göz önüne alınarak hastaya psikofarmatikler ve sedatifler vermekte fayda vardır.

d- Antihistemaniklere- Oksijen tedavisi. Oksijen basıncı 60/70 mm. Hg. ve oksijen satürasyonunu %85-90 düzeyinde tutmaya çalışmalıdır.

f- Antibiyotikler tedavisi

ASTIM BRONCHIALE'NİN AKUPUNKTUR İLE TEDAVİSİ

Akupunktur ve avrikuloterapi bir mucize yaratmaz, hastayı iyileştirir. "Hastalık yoktur, hasta vardır" sözü akupunktur için de geçerlidir. Bunun anlamı tedâvide önceden belirlenmiş bir program ve şemalarıyla çıkılmayacaktır. Akupunktur bir alternatif metot değildir. Bilakis batı tıbbın bütün imkânları yanında ilaçlara ilave edilebilen bir metottur.

Vücut akupunkturu ile astım tedavisinde kullanılan noktalar:

AC- 1, 2, 5, 7 ve 9IK- 13, 17, 23, 39, 45KB- 4Bö- 27AD- 6, 15, 17Mi- 36

Kulakta: 

- Alerji noktası ( FAM-IO )

- Akciğer noktası ( IO )0 noktası

- ACTH noktası

- Antiagresyon noktası

Bu noktalardan istenilen noktalar kombine edilerek uygulanır. Bilhassa uzun zaman tesirini göstersin diye kulağa kalıcı iğne (kulak küpesi) koymanın faydalı olabileceği düşünülür. Umumiyetle çocuklar için bu kalıcı iğneler çok müsait oluyor ve çocuklar ona çok iyi dayanıyorlar. 

AKUPUNKTUR SEANSLARI HANGİ ARALIKLA UYGULANMALIDIR

Normal olarak haftada iki seans olmalıdır. Çünkü iğne ile bir mikro yara oluşturuyoruz. Cerrahi bakımdan bir yaranın iyileşmesi için en aşağı 3-4 gün geçmesi gerekir.Eğer organda geri dönüşümü olmayan bir patolojik durum ve yine tedaviyi engelleyen bir durum (bozucu alan) yoksa hasta iyi teşhis edilmiş ise ve gerekli noktalar doğru olarak iğnelenmiş ise akupunktur tedavisi mutlaka görülecektir.

POLEN ALLERJİSİ VEYA SAMAN NEZLESİ

Saman nezlesi bir mevsim hastalığı olup polenlere karşı aşırı duyarlığa bağlı alerjik bir hastalıktır. Aksırık, burun tıkanıklığı, burunda su gibi akıntı, burun, boğaz ve gözde kaşıntı ile karakterizedir. Bu hastalıkta burun, farenks, konjonktiva ve bronşiyal mukoza tesir altındadır. Kadın ve erkeklerde eşit oranda rastlanır. Tekrarlayan bir mevsim hastalığıdır. Akut polen alerjisi veya saman nezlesinin akupunktur ile tedavisi birçok otorite tarafından ihmal edilmiştir. Çünkü akut hastalık esnasında başarı ve netice almak mümkün olmuyordu ve ayrıca hastalar şikâyetsiz devrelerde tedaviye gelmek istemiyorlardı. Bu tedaviye umumiyetle eylül - ekim ve mart - nisan aylarında başlamak, bu sayede çok başarılı neticeler almak mümkün olmaktadır. 

Akupunktur ile vazomotor rinit veya saman nezlesi tedavisinden amaç, hastanın alerjik ortam ve allerjen ajanlara karşı mukavemetini artırmaktadır, ortam ve ajanlara karşı sağlıklı yaşamını temin etmektir.

Hastalığın tedavisinde iki yol seçilir:

1- Etken ile kontakt ortada kaldırılmaya çalışılır.

2- Hastanın hangi etken ya da etkenlere karşı hassas olduğu intrakutan testlerle saptanarak, aşı ile desensibilizasyonun sağlanmasına çalışılır.Palyatif tedavide vazokonstrüktörler ve antihistaminikler kullanılmaktadır. Polenlerin neden olduğu alerjik rinitli vakalarda antihistaminiklerle iyi sonuçlar almak mümkündür. Yalnız tedaviye, alerjik rinit bittikten sonra, bütün mevsim boyunca devam etmekte yarar vardır. Histamin zerkleri ile histamine karşı yapılan tedaviye desansibilizasyon tedavisi adı verilir. Önce dilüe solüsyonlarla tedaviye başlanır. Histamin konsantrasyonunu giderek artırılan enjeksiyonlarla devam edilir. Yan etkiler bazen tedavinin devamını güçleştirmektedir.Saman nezlesinde kortikosteroidlerden faydalanılmaktadır.

Akupunktur tedavisine gelince, bu allerjik durumun tedavisinde de astım başlığı altında belirtilen yöntemler uygulanabilir. Bu da;

1- Vücut akupunkturu

2- Kulak akupunkturu

Kulakta: Shenmen, antiagresyon nokta, Point de Jérome ve PAM-10

Vücutta: KB- 4, 11, 20İK- 12, 13, 17, 47, 54DS- 7AC- 1, 5KC- 5Mi- 32, 36YD- 2AD- 15

ALERJİK CİLT HASTALIKLARI VE AKUPUNKTUR

Cilt hastalıklarında akupunkturu uygulamadan önce teşhisin tam ve doğru konulmuş olması gerekir.Alerjik reaksiyonların çoğu, ciltte meydana getirdikleri kaşıntı, ürtiker, anjyiönörotik ödem, eritem, peteşi, ve muhtelif tipte dermatitler ile ortaya çıkmaktadır.Alerjik cilt hastalıkları dikkatlice teşhis edilmelidir. Amaç hastanın alerjik ortam ve alerjen ajanlara karşı direncini artırarak sağlıklı bir yaşam temin etmektir. Bilhassa akupunktur akut cilt hastalıklarında alerjiyi gidermek için kullanılır. Fakat genel olarak da kronik cilt hastalıklarının tedavisinde de kullanılır.Her şeyden önce hastanın anamnezinden alerjik maddeyi tespit etmeye çalışılır. Mesela bir ilaç veya yenilen bir maddenin tekrar alınması ile başlayan, şikâyetler, alerjeni tespitte bize yol gösterir.Tıbbi tedavi olarak yukarıda belirttiğimiz gibi, ilk iş kontağı kesmek olmalıdır. Bunun dışında kalsiyum, antihistaminik ve gerekirse kortikosteroid verilebilir.Ciltte alerjiyi yapan en etken yol sindirim sistemi ile organizmaya giren alerjen maddelerdir. Sonra sırası ile kontakt yolla etkili olan ve enjeksiyon yolu ile organizmaya giren veya bulaşma yolu ve alerjik reaksiyonu çözebilen ilaçlar sayılabilir. Bunlar:

1- Sindirim sistemi ile organizmaya giren alerjen maddeler: Et, çilek, domates, fıstık, balık, midye, yumurta, çeşitli meyveler, kakao sayılabilir.Ekseriya hafif kaşıntı, ürtiker ve ishal şeklinde kendini gösterirken, bazen de anaflaktik şok halinde ortaya çıkar. Bağırsak mekanizmasını altüst eden alerjik hastalıklarda yapacağımız tedavide hastayı kesinlikle rizikoya sokmamak gerekmektedir. Öyle ise hastamızda yaptığımız tedavinin etkisi görülene kadar zaman tanımakta fayda vardır.Tedavi uygulamalarının bırakılmasından 10-15 gün sonra düzelmenin başladığı vakalarda tedaviye yeniden başlanmalıdır. Bazen de hasta tedaviye geç cevap verir. Sinirsel iletişimin yavaş olması veya korrespondans başlatılan impulsların sinaptik aralıkta takılması geç cevabın sebebi olabilir. Bu gibi vakalarda tedaviyi kesip beklemek, tedaviye körü körüne devam etmekten iyidir. Akupunktur ile allerjik hastalıkların tedavisine objektif ve sübjektif yakınmaların azalması veya geçmesi sevindiricidir. 

2- Kontakt yolla etkili olan allerjen maddeler. Bu tür allerjik reaksiyon sebebi olan madde direkt olarak cilt ile temas etmektedir. Kontakt yolla alerjik etkili maddeler içinde şunları sayabiliriz: Yün, ipek, sentetik deri, bitki hülasaları, yağ, kimyevi maddeler, ilaçlar, pudra, sprey ve kremler. 

3- Bulaşma yoluyla alerjen maddeler. Bunlar arasında bakteriler ve diğer parazitleri sayabiliriz. Bu türden alerjilerin tedavisinde spesifik ilaçlarla alerji sebebi ortadan kaldırılabilir.Gerekirse ürtiker ve kaşıntı gibi semptomların kaldırılmasında akupunktura başvurulabilir.

4- Alerjik reaksiyonu çözebilen ilaçlar. Bunlar arasında sulfamidler, tetrasiklin, streptomisin, merküri, piperazin, procain, iyot, perchlorat iyonları gibi maddeler sayılabilir. 

Netice olarak cilt hastalıklarında vakaları iyi teşhis edip, akupunktur uygulanırsa yüz güldürücü neticeler alınabilir. En azından hastaların inatçı kaşıntıları ve vücutlarını saran döküntüler giderilebilir. 

Akupunktur tedavisi değişik şekillerde uygulanabilir.

1- Vücut akupunkturu ile tedavi: Gıda alerjisinde görülen ürtiker ve ödem gibi belirtileri yok edebilmek için: 3I - 5, AC - 7, 9 noktaları iğnelenir. IB - 7, 9 noktası bütün cilt hastalıklarında metabolizmayı düzenleyici olarak kullanılır. IK - 47 şiddetli kaşıntı ve özellikle ıslak dermatozlar. 3I - 10 ise ciltte kırmızı renkli kabarcıklar oluşmuşsa programa dâhil edilir.

İlaçlara bağlı alerjilerin tedavisindeki noktaların çoğu dermatoz ve ekzemlerin tedavisinde kullanılan ve metabolizmayı düzene koyan AD - 9 ve Bö - 7 ile beraber kullanılır. KC - 3 endokrin bozuklukları ve metabolizmayı düzenleyici hususiyetinden kullanılır. DP - 10 aşırı derecede ürtiker vakalarında ve kronik deri hastalıkları.KB - 10 bağırsaklar üzerinde etkili olup, aynı zamanda tonize edicidir.KB - 11 immün sistemi kuvvetlendirmek ve endokrin bozuklukları düzeltmek için cilt hastalıklarında bilhassa düşünülür.IK - 62 psişik etkisi yönünden veya hastada ekzemler de bulunuyorsa tedavi kapsamına alınır.

İlaca karşı alerjik reaksiyon gösteren hasta, aynı zamanda cildinin sıcaklığından şikâyetçi ise veya ürtiker tespit ediliyorsa 3I - 5 i yine düşünmekte fayda vardır.DS - 7 ekzemada kaynak ve geçiş noktası olarak kullanılır. Ciltte büller teşekkül etmiş ve terlemede artmış ise IK - 54, Bö - 3 ve IK - 58 noktaları iğnelenir. Büllü ürtikerlerin görülmesinde SK - 30 da tedavi programına ilave edilir.

2-Kulak akupunkturu ile tedavi:  Kulak kepçesinde ürtiker ve kaşıntı için şu noktaları kullanabiliriz.101 - akciğer noktası. Bu nokta solunum sistemi ile ilgili bütün hastalıklarda kullanılır ve ürtiker içince akla gelecek noktadır.55 no'lu nokta (Shenn-Men ). Bu noktaya Çinliler "Tanrıların Kapısı" adını vermişlerdir, ürtiker tedavisinde sakinleştirici olarak kullanılır.13 no'lu nokta ( Böbrek üstü bezi ). Birçok endikasyonun yanında cilt hastalıkları, dolayısı ile ürtiker tedavisinde kullanılır.71 no'lu nokta. Cilt ve ürtiker tedavisinde etkili nokta olarak tanınır.22 no'lu nokta da endokrin bezleri uyarıcı olduğundan, kortizon salgılatabilmek için kullanılır. İkinci ACTH noktasıdır.Netice olarak özetlersek, cilt hastalıklarında vakalar iyi teşhis edilip, akupunktur uygulanırsa, yüz güldürücü neticeler alınır. En azından hastaların inatçı kaşıntıları ve vücutlarını saran döküntüler giderilir.

KAYNAKLAR

1. Abut, M. F: Allerjik Hastalıklarda Akupunktur Tedavisi. Abut-Roude Macintosh, İst. 1981

2. Austen, K: F.Diseases of Immediate Type Hyper-sensitivity Harrison's Principles of Internal Med. 12 ed. Page: 1422 Mc Graw, Hill Book Co. New York, 1991

3. Bischko, J: Einführung in die Akupunktur. Karl-Haug Verlag, Heidelberg, 1983

4. Clark, T. J. Ho, Godfrey, S. Lee, T. H: Asthma.. Hall Medical Publ. 1992

5. Erengül, A.: Akupunktur SkriptumuNobel Kitabevi, İstanbul, 1990.

6. Nogier, P : Über die Akupunktur der Ohr-muschel. Karl. F. Verlag. Hiedelberg 1974

7. Sachss, H: Laserbrief zum Thema, Diagnostik und Behandlung von Allergie. Der Akupunkturarzt Aurikulotherapie 5.6.1990

8. Stux, G. Pothmann, R. And Yayasuriya.: Lehrbuch der Klinischen Akupunktur Springer Verlag, Heidelber, 1983.